26 Eylül 2014 Cuma
Taklitçi Misin, Yoksa Oyuncu Mu?
Günümüzde belki de en fazla dikkat çeken mesleğin dizi oyunculuğu olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle kimi ünlü dizi oyuncularının bölüm başına aldıkları astronomik ücretler, yetenekli olduğunu düşünerek oyunculuk eğitimi almaya başlayan birçok genci dizi oyuncusu olmaya özendiriyor.
Türk sinema ve dizi sektörünün yeni yüzlere çok ihtiyacı var, ancak sadece görsel çekicilikle bu dünyaya girmenin de geçici olacağı ortadadır. Çünkü sinema ve televizyon izleyicisi çabuk tüketir ve güzellik de bunların başında gelir. Bu nedenle oyuncu olmanın en önemli koşulunun oyuncu eğitimi almış yetenekli biri olmaktan geçtiğini söyleyebiliriz.
Ülkemizde maalesef her taklit yeteneğine sahip olduğunu düşünen kişi, oyuncu olabileceğine inanıyor. Lütfen siz bu yanlışa düşmeyin. Çünkü taklit yapabilmek ile oyuncu olabilmek gerçekten bambaşka kavramlardır. Oyunculuk, kamera veya tiyatro sahnesi önünde senaristin yazdığı bir role ve karaktere bürünerek izleyiciyi kimi zaman neşeli kimi zaman da hüzünlü durumlar yaşatabilmektir. Oysa ki taklitte zaten var olan bir kişinin hareketlerini ve sesini kopyalamaktır ki, zaten bu durumda herhangi bir yaratıcılıktan ve oyun gücünden bahsedilemez. O halde oyuncu olmaya karar vermeden önce mutlaka gerçek rol yapabilme yeteneği ile taklitçiliği ayırt etmeye çalışmalısınız.
Son olarak ufak bir tavsiye; eğer gerçekten kendinizde oyunculuk hamuru olduğuna inanıyorsanız Tümay Özokur Atölye'ye gidin ve en ilk adımınızı atın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder